Palo Alto İletişim Modeli

Palo Alto İletişim Modeli « Modeller



  

1940'lı yıllarda çeşitli sosyal bilim dallarında etkili olan sibernetik, psikoloji alanında da yankı bulmuş ve Bateson, Don Jackson'la birlikte II. Dünya Savaşı'nın ardından Palo Alto'da Mental Research Institute'u kurarak sibernetik kavramları, kişiler arası iletişim alanına uyarlamıştır. Enstitü bünyesinde toplanan araştırmacılar Palo Alto Ekolü adı altında tanınmıştır. Ekol daha sonra Watzlawick'in katılımıyla psikiyatriye doğru yönelmiştir.

Palo Alto İletişim Modeli, bu ekolün, sistem yaklaşımından esinlenen iletişim teorisidir. Bu nedenle, 'sistemik iletişim modeli' olarak da anılır. Buna göre, iletişim pek çok düzlemde gözlenen bir süreçtir, sözel olması gerekmez, her davranış bir iletişimdir. Davranış, mesaj ve iletişim iç içedir. İletişim, dil, jest, ses tonu, vücut pozisyonları, bakışlar ve yüz ifadeleri gibi çeşitli davranış biçimlerini kapsayan sürekli ve sosyal bir süreçtir. Böyle olunca, 'iletişmemek' imkansızdır.

Bu perspektifte davranışsal mesaj ya da mesaj-davranışlar, içinde oluştukları bağlama göre değerlendirilmelidir. Bir başka deyişle, iletişim, çeşitli davranışların, belirli bir etkileşim tarzının işleyişine göre ele alınmalıdır. Öyleyse, tüm iletişim yaklaşımları çok sayıda bağlamın dikkate alınmasını gerektiren karmaşık bir özelliktedir.

Palo Alto Ekolü, iletişimi, kişiler veya gruplar arasında cereyan eden bir tepkiler dizisi gibi görür. Taraflardan her birinin davranışı, birbirine tepki ya da cevap niteliğindedir. Bu açıdan kişiler arası etkileşimde iki tür iletişim ayırtedilir: Simetrik iletişim ve tamamlayıcı iletişim. Simetrik iletişimde, muhatapların, aynı bir davranışı tekrar ettiği, birbirine aynı karşılığı verdiği bir sarmal (spiral) durum söz konusudur. Örneğin, şiddete şiddetle karşılık verme veya suçlamayı suçlamayla cevaplama.

Tamamlayıcı iletişimde ise, muhataplar birbirini tamamlayan davranışlar (mesajlar) gösterirler, iki kutuplu bir bütün oluştururlar. Örneğin birinin otoriter, başat, hakim tavırlarına diğerinin uysal, söz dinler ve tabi tepkiler göstermesi.

Tamamlayıcı ilişkinin modeli anne-çocuk ilişkisidir. Simetrik ilişkinin modeli ise, anne karşısında baba-çocuk rekabetidir. Her iki ilişkinin de negatif veya pozitif türleri vardır. Tamamlayıcı ilişki pozitif olduğunda, taraflardan biri verir diğeri alır, fakat durum tersine dönebilir ya da ilişki, simetrikleşebilir; örneğin bir öğrencinin öğretmenine bir şey öğretmesi gibi.

Pozitif tip, erkek-kadın, anne-çocuk, öğretmen-öğrenci ilişkilerinde, karşılıklı doyum halinde veya taraflar birbirini bir özne gibi gördüğünde söz-konusudur. Negatif olduğunda taraflardan biri verir, diğeri alır, fakat durum tersine dönmez ya da simetrikleşmez. Simetrik ilişki pozitif olduğunda fair-play, yapıcı rekabet, denge veya 'eşit olmak' için kendini aşmaya, geliştirmeye çalışmak, diğerini taklit etmek, özdeşleşmek gibi durumlar görülür.

Negatif olduğunda kurnazlık, hile, şiddet, yıkıcı rekabet, diğerini her ne pahasına olursa olsun yenmek söz konusudur. Simetrik ilişki pozitifken biri diğerini dinler, negatif olduğunda diğerini dinlemek yerine dinlenme isteği baskındır, karşı tarafta sürekli bir fay, bir zayıf nokta aranır, onun başarısından korkulur. Tamamlayıcı ilişkinin negatif hali, simetrik ilişkininkinden daha da yıkıcı olabilir; zira taraflardan biri için varoluş sorunu anlamına gelebilir.

Bu tipte, diğer taraf, özellikle, ondan beklenen doyumu sağlamayı reddedemeyecek şekilde 'köşeye kıstırılmaya' çalışıldığı veya bekleneni vermediği zaman varlığı inkâr edilmek istendiğinde ortaya çıkar. Simetrik ilişkide negatif etkiler, özellikle, diğer taraf aşağı bir konuma itilmeye çalışıldığında veya onun saygısı kazanılamayıp saldırıldığında görülür.

Kişiliğin yapılanması bakımından her iki tip ilişki de gereklidir. Çocuk annesiyle ve babasıyla bunları sırasıyla yaşamak durumundadır. Gelişimimiz boyunca bu iki tip arasında gider geliriz. Bu gidiş geliş durduğunda ve herhangi bir ilişki tipinde saplanıp kalındığında sorunlar başlar. Günlük yaşamımızdaki her iletişim, bu iki tarzdan birinde yer alır. Taraflar arasında bir eşitlik, karşılıklılık ilişkisi kurulduğunda simetrik iletişim; farklılık bulunduğunda ise tamamlayıcı iletişim söz konusudur.

Palo Alto Ekolü, bunun yanı sıra iletişimin dayandığı enformasyon tipine göre de iletişimleri ayırdeder: Analojik ve dijital iletişimler.