İki Süreçli İzlenim

İki Süreçli İzlenim « Modeller



  

İzlenimlerin oluşum sürecini bir takım etaplar halinde ele alan ve Brewer tarafından önerilen bir modeldir. Bu modele göre, izlenim oluşumunun etapları birbirinden farklı bilişsel işlemlere tekabül ederler ve zincir halinde birbirine eklenirler, yani bir etap bitmeden diğerine geçilemez.

Sürecin devamlılığı ve bilgi işlem stratejileri, algılayan ya da gözlemci kişinin motivasyonlarına bağlıdır.

1. etap, tanıma etabıdır. Burada gözlemci, hedef kişiyi, cinsiyet, yaş, deri rengi gibi çeşitli boyutlarda otomatik olarak yerleştirir. Gözlemci hedefi, kendi amaçları veya ihtiyaçları bakımından yararlı bulursa, bir sonraki etaba geçer. Aksi halde, izlenim oluşumu süreci sona erer.

Sonraki etaba geçilirse, ne tür bir bilgi işlemi olacağı belirlenir. Eğer hedef kişi, gözlemciyi ilgilendirirse (bağlılık, bağımlılık, ilgililik durumu), bilgi işlemleri, hedefin kişisel özelliklerini konu alır, böyle olmadığında ikinci bilgi işlem yoluna gidilir: Kategorisel nitelikler üstünde odaklaşmak.

Buradaki ilk işlem seçeneği "kişiselleştirme", ikincisi ise "tipleme" adını alır. Tiplemede gözlemci, hedefin birkaç anlamlı, ayırdedici özelliğini soyutlar ve bir tür portre oluşturur. Dolayısıyla daha önceden tanıdığı sosyal kategorilerden herhangi birinin prototipine ve hedefin onun zihninde uyandırdığı özelliklere uyup uymadığını araştırır.

Örneğin bir kişi, kentin hastanesinde 40 yaşlarında, beyaz önlüklü ve gözlüklü bir kadın görsün. Gözlemcimizin hastanede olması ve kadının beyaz Önlük takması, "hastane personeli" kategorisini canlandırır. Bundan sonra, gözlemci, kadının, hemşire mi, yoksa doktor prototipine mi uyduğunu belirlemeye çalışır.

Diyelim ki, kadının doktor olduğunu öğrenmekle birlikte, bazı davranışsal veya sözel göstergeler, onun doktor prototipine uymamaktadır. Bu durumda gözlemci, ya zihnindeki doktor prototipini değiştirecektir ya da bilişsel planda daha ekonomik yoldan, doktor kategorisi içinde özellikleri hedef kişininkilere uygun bir alt kategori yaratacaktır.

Seçilen kategorinin üyelerinin özellikleri ile hedef kişinin özellikleri arasındaki uyuşmazlık veya tutarsızlık, 'bireyleştirme'ye yol açar. Bu, hedef kişiyi, yeni bir kategorinin özel bir örneği gibi görmeyi içerir.

İkinci tip süreç 'kişiselleştirme'dir. Burada, kategorisel aidiyetler, birer sınıf gibi değil, birer çizgi / nitelik gibi görülür. Bir başka deyişle, hedefin tanımım, bir veya bir kaç sınıfa ait olma özelliğine indirgemek yerine, tanım öğelerini çoğaltmak söz konusudur. Yeni öğeler, şemalar ve ifade ağları halinde örgütlenirler. Tüm bu bilişsel işlemler, dile dayanırlar (Vallerand ve ark., 1994).